Demirdenidi (Yerel Şiveyle)

Yer demir gök bahır diyenin hesabı… Bir iki maden varıdı zati. Biri bahır, biri demir. Ev haceti bahırdanıdı. Alet edevat demirdenidi.

İtin tortu, atın nalı, malın davarın çıngırağı, goyunun geçinin gırhlığı,  gapının tohmağı, gağnının şınağı, ateşin sacayağı, ocağın koskürağı, sabanın ucu, gazma, kurek, bel, çapa, dırmıh, palta, nacah, keser, satır, pıçah, galıç, orah, tırpan, dirgen… Hepisi demirdenidi.

Demirci tükannarında yapılırıdı tüm bu alet edavat.

Demirciler, harlandıra harlandıra, alaflandıra alaflandıra nar gibi yaptıhları ateşte demiri hamura çevirilleridi. Ateşi harlama alaflandırma işini korüğnen yapallarıdı. “Ateşe korüğnen gitme” lafı bu zenaatin lafıdır.

“Demir tavında doğülür” deyin meyşur bi lafı daha vardır bu zenaatin. Bu laf, demirciliği en gısadan  annatmah için söylenmiş sanki. Demircilik zenaatinin sırrı; demirin tavında doğülmesiydi.

Ateşte hamura çevrilen demir, daha soğna çekicinen örsde tavında doğule doğule, evrile çevrile alet edevata dönüştürülür.

Tafsilat uzun, uzatmıyah! İşte böyle yapallarıdı demirden alet edevatı.

Adnan KORKMAZ

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

Author: yasin66
İsim: YASİN AĞAN